10 Kasım’dan bu yana yeni bir giriş yapamadım çünkü haftasonu Ceyhan’da olmam gerekiyordu. Kaldığım yerde internet olmasına rağmen başım çok kalabalıktı ve yazmak için vaktim de olmadı.
Cumartesi günü İstanbul aktarmalı bir uçuş sonrası Adana’ya indik (Saat 17:30 gibi) ve iner inmez havaalanındaki Budget firmasından bir araba kiraladık. Ceyhan’a kafamız ağrımadan gidebilmenin 2 yolu vardı. Ya bir taksiyle anlaşıp bizi götürüp getirmesini sağlayacaktık ya da bir araba kiralayıp keyfimize bakacaktık. Biz ikinci seçeneği tercih ettik ve bir günlüğü 60 Ytl’ye bir Renault Clio kiraladık. ( Ayrıntı veriyorum çünkü bizden sonra Ceyhan’a maça giden olursa bu yazdıklarımın bir faydasının olmasını istiyorum )
Bu arada unutmadan söyleyeyim. Havalimanlarında çantanızdan gözünüzü asla ayırmayın. Adana’ya indiğimizde Adanademirspor maçının dörtlüsüne merhaba demeye gittik ve çantalarımızı 5 metre arkamızda yanyana bıraktık. bir süre sonra dönüp baktığımda çantamın yerinde yeller esiyordu. Acaba Baki (Kıdemli yardımcı hakem) çantamı başka bir yere mi taşıdı diye düşünürken ve etrafa bakınırken çantamı, tam köşeyi dönmekte olan yaşlı bir amcanın taşıma arabasında gördüm. Koşarak yanına gittim ve “afedersiniz bir karışıklık olmuş olabilir mi çünkü bu çanta benim” dedim ve çantamı arabadan aldım. Yaşlı amca önce şaşırdı sonra bir bana bir çantaya baktı. Beraber geri dönüp çantayı aldığı yere baktık. Amcadan şüphelenmedim dersem yalan söylemiş olurum ama geri dönüpte amcanın çantasını orada görünce şüphelerim uçtu gitti.
Eğer daha iyi bir otel bilmiyorsanız İnci Otel‘i tavsiye ederim. Dört yıldızlı bir otel ve
merkezde, Çetinkaya Mağazası’nın hemen arkasında. ( Bu kadar kolay anlattığıma bakmayın. Bulana kadar çok zorlandık. Adana’nın karışık yolları ve köprülü kavşakları sağolsun! ) Hakem indirimi yapıyorlar. Tek kişilik oda 65 çift kişilik oda 85 Ytl. Odaları temiz ve kahvaltı da oldukça iyi. Hatta bu otelin ilginç bir yanı da gündüz güvenlik görevlisi olarak çalışan kişinin adının Mustafa Çulcu olması. Dalga geçmiyorum, gittiğinizde sorarsınız : )
Akşam Adana’yı gezdik biraz. “Büyük Köy” diyor Adana için bazı Adana’lılar. Saat dokuzdan sonra hayatın bittiğini söylüyorlar. Ki bunu gözlerimizle biz de gördük. Sokaklar ve caddeler boştu. Gezerken Sun Patiserrie adında modern bir mekan dikkatimizi çekti ve girip bol dondurmalı kazandiplerini midemize indirdik : ) Garsonun biri hakem olduğumuzu anladı ( Anlaşılmaması mümkün değil zaten. Acaba biz mi çok belli ediyoruz ?) ve biraz maçlar hakkında konuştu. Tatlılar bitince kalktık ama burayı çok sevdik. Adana’ya tekrar gidersem buraya mutlaka uğrayacağım.
Otel’de iyi bir uyku çektikten sonra sabah erkenden (08:30) kahvaltımızı yaptık. Yaklaşık 1 saat süren bir memorandumdan sonra saat 10:30′da Ceyhan’a doğru yola çıktık.(Adana-Ceyhan arası yaklaşık 35 dk sürüyor) Sahaya vardık, kontrollerimizi yaptık ve odamıza geçip hazılanmaya başladık. Gözlemcimiz Ahmet Deniz Mardin’den temsilci Yener Gürel ise Mersin’den geldi. Maç 13:30′da başladı ve çok güzel geçti. Hem oyucular iyi niyetliydi hem de şansımız yaver gitti. Baki, Durmuş ve İbrahim çok yardımcı oldular. Sahada tam bir ekip olduk. Harikaydı.
Maçtan hemen sonra duşumuzu alıp yola çıktık ve Adana’ya geldik. Uçak iznimiz olmadığı için ( Geliş uçağı bize aitti : ) ) dönüş için Varan‘dan bilet almıştık saat 20:30′a. Herkesin övdüğü bir yere akşam yemeği için gittik:Yüzevler Kebapçısı. ( Web siteleri var mı diye baktım ama bulamadım ) Kusursuz bir karşılama, tertemiz-huzurlu bir ortam ve harika yemekler. Fiyatlar da fena değil. Adana’ya giden arkadaşlar, buraya gitmenizi tavsiye ederim. Maç sonrası acıkan karnınızı doyurmak için iyi bir yer.
Ve yolculuğun sonu. Dolu dolu geçen haftasonunun en can sıkıcı kısmı dönüş otobüsüydü. Keşke tüm maçlara uçakla gidip gelebilsek. 12 saat süren uzuuun ve çok yorucu bir yolculuk oldu. Eski model bir otobüstü ve koltuklar belimizi fena ağrıttı. Servis yapan arkadaşın ilgisi olmasa Varan ile bir daha yolculuk yapmamayı düşünebilirdim.
Hülasa, hakem şansınız bol olsun. Kalın sağlıcakla. Fotoğraflarımız da burada.