May, 2007

Hakemliğimin 9. sezonu sona ererken…

May 16th, 2007

Futbol

Koşarken bacaklarına hakim olamayan, bir o yana bir bu yana koşup duran top delisi bir çocuktum. Hayati Eniştemin aldığı plastik toplar benim için her şeyden daha önemliydi. Dizlerim düşmekten parça parçaydı. İçe basan ayaklarım vardı ve tam topa vuracakken kendi kendime takılıp düşerdim veya toprağa vurup ayakkabımı yırtardım. Babam az kızmadı bana yırttığım ayakkabılar yüzünden. Aklına geldiğinde hala anlatır bir ayda 4 çift ayakkabı eskittiğimi :)

Benim için çok güzel bir oyun alanıydı futbol. Arkadaşlarımla bir araya gelip eğlendiğim, koşup yorulduğum, yendiğim, yenildiğim, yaralandığım muhteşem bir oyun alanı hem de. Mahalle maçları yapardık. Yan mahalleden Ümit toplara çok iyi vururdu ve mutlaka birimizin onu tutması gerekirdi. Ya da topu alan herkesin mutlaka Mehmet’e pas vermesi gerekirdi. Çünkü Mehmet bizden büyüktü ve güçlüydü hem de daha iyi oynardı.

Günler su gibi akıp geçti. Futbol hayatımdan hiç çıkmadı. 1998-99 sezonuna kadar futbol oynamaya devam ettim. Artık üniversitede okuyan bir Bilgisayar Mühendisi adayıydım. Özel bir sebeple okulumu dondurup Antalya’ya döndüğüm sene hem hayatıma bir farklılık katmak hem de futbola farklı bir kimlikle geri dönmek için 98 yılının Aralık ayında açılan hakem kursuna katıldım. Ve 6 aysonra da il hakemiydim…

Okuluma devam etmek için Edirne’ye döner dönmez maçlara hakem olarak çıkmaya başladım ve o günden bugüne daha iyi bir hakem olmak için elimden geleni yaptım. Ne yaparsam yapayım önce düzgün bir insan olmak için çalışmam ardından da yaptığın işe emek harcamam gerektiğini hiç unutmadım.

Hakemliğin bana yaşattığı güzellikler o kadar çok ki anlatmakla bitmez. Bir tanesi bile hakemliği ömür boyu yapmak için yeterli aslında: Türkiye’nin 40′ın üstünde ilini gezip Türkiye’yi görmek ve en önemlisi Türk insanını tanımak… Mardin, Dİyarbakır, Artvin, Şanlıurfa, Gaziantep, Erzincan, Kayseri, Hatay, Adana, Mersin, Bolu, Bursa, Sakarya, Aydın, Muğla, Çanakkale, Samsun, Trabzon, Ordu, Konya…

Futbol kabuk değiştirdi artık. Çok büyük paralar harcanıyor, kimse kaybetmek istemiyor, sponsorlar büyük paralar ödüyorlar, hakem hatalarına çok ağır eleştiriler geliyor, kulüpler ödedikleri paraların karşılığını almak istiyor, futbolcular yoğun maç trafiği ve beklentilerin altında yoruluyor…

Ve bazen durup düşünmek zorunda kalıyorum “hakemliğe devam etmemi sağlayan motivasyon nedir?” diye… 9. sezonum sona ererken bu soruya daha kolay cevap verebiliyorum artık: “gücümün sınırlarını keşfetme” isteği… Yatağa başıma koyduğum her gece ve gözlerimi açtığım her sabah “o gün neler yapabileceğimi” merak ediyorum…

Hakemliğim daha ne kadar sürer bilemesem de içimdeki bu merağın ölene kadar beni izleyeceğini iyi biliyorum…

Siz de söz verin!

May 6th, 2007

Bindiğimiz dalı kesiyoruz ama şimdilik bize bir şey olmadığı için çokta üstünde durmuyoruz. Ama bu dünya bizim kahrımızı çekmek zorunda mı? Her şeyini tükettiğimiz, kötü kullandığımız, kirlettiğimiz  yetmezmiş gibi gidişatı durdurmak için kılımızı dahi kıpırdatmıyoruz.

Ufak sorumluluklar alarak aslında büyük bir güç yaratabiliriz. En azından deneriz, çabalarız…

  • Toplu taşıma araçlarını tercih edebiliriz,
  • Bisiklet kullanımını artırabiliriz,
  • Su, elektrik kullanımını azaltıp tasarruf yapabiliriz,
  • Çevreci örgütlerin çalışmalarını maddi-manevi destekleyebiliriz,
  • Dünya elçisi görevine soyunup, sorumluluk alıp lokal çalışmalar yapabiliriz,
  • Geri dönüşümü destekleyebilir ve geri dönüştürülebilir ürünleri tercih edebiliriz,
  • Dünyamıza zarar veren kimyasal ürünleri kaldırıp çöpe atabiliriz,
  • Çocuklarımızı, kardeşlerimizi… çevre bilinciyle yetiştirebiliriz,
  • Ağaç dikebiliriz,
  • Ve tüm bunlara hemen-şimdi dünyamızdan içten bir özür dileyerek ve onunla barışarak başlayabiliriz…

“Bilinçsizce davranışlarımla sana zarar verdiğim, bize sunduğun kaynakları savurganca harcadığım ve senin tüm iyiliklerin karşısında aynı özeni sana gösteremediğim için özür dilerim. Bundan sonra kaynaklarını harcarken dikkat edeceğime, mutlaka bisiklet kullanmaya başlayacağıma, su ve elektrik tüketimimi azaltacağıma, kimyasal parfümlerimi çöpe atacağıma, her yıl ailem için en az bir ağaç dikeceğime ve çocuklarımı çevre bilinciyle yetiştireceğime söz veriyorum.”

Global Warner ekibinin hazırladığı www.globalwarner.org sitesini de mutlaka ziyaret edin…

SEO Powered by Platinum SEO from Techblissonline