İçeriğe geç
Erol Kabadayı

Yapay zekâ şirket yönetimini önümüzdeki 3 yılda nasıl değiştirecek?

Abartılı tahminler yerine somut bir soru: yapay zekâ, bir şirketin süreç, karar ve ölçüm katmanlarında pratikte neyi değiştiriyor?

Erol Kabadayı5 dk okuma

Yapay zekânın şirketleri nasıl değiştireceğine dair iki yaygın anlatı var. Biri her şeyin otomatikleşeceğini söylüyor, diğeri abartıldığını.

İkisi de yönetim açısından kullanışsız. Daha işe yarar soru şu: bir şirketin günlük işleyişinde (süreç, karar ve ölçüm katmanlarında) pratikte ne değişiyor?

Kesin tahmin yürütmeyeceğim; kimse üç yıl sonrasını bilmiyor. Ama şu anda görünür olan yönelimlerin yönetim açısından ne anlama geldiğini konuşmak mümkün.

Değişimin en hızlı olduğu yer: bilgi işi

Yapay zekânın ilk ve en net etkisi, metin ve veri üzerinde çalışan işlerde görülüyor. Bir şirkette bu işler sanılandan çok daha büyük bir yer tutuyor: raporlar, özetler, teklifler, e-postalar, iş tanımları, prosedürler, müşteri yanıtları, analizler.

Bu işlerin ortak özelliği, çıktının bir insanın kafasındaki bilgiyi düzenli bir metne dönüştürmek olması. Otomatikleşen kısım da tam olarak burası.

Yönetim açısından önemli olan sonuç şu: bu işlerin maliyeti düşerken, doğrulama işinin değeri artıyor. Bir raporu üretmek kolaylaşıyor; o raporun doğru olup olmadığını bilmek eskisi kadar zor kalıyor; hatta zorlaşıyor.

Muhtemel yönetsel kaymalar

Somut alanlara bakalım.

Raporlama ve gösterge panelleri

Rapor üretmek ucuzluyor. Bu iyi bir şey gibi görünüyor ama bir riski var: rapor sayısının artması, dikkatin dağılması demek.

Yönetim açısından değişmeyen şey şu: hangi sayıya bakılacağına karar vermek hâlâ insan işi. Yapay zekâ bir göstergeyi hesaplayabilir, hatta sapmayı açıklayabilir; ama o göstergenin şirket için doğru gösterge olup olmadığını söyleyemez.

Yani araç, hangi sayılara bakılacağı sorusunu ortadan kaldırmıyor; daha da önemli hâle getiriyor.

Toplantı özetleri ve karar takibi

Toplantı kayıtlarının otomatik özetlenmesi ve karar maddelerinin çıkarılması, şu anda en olgun uygulamalardan biri.

Buradaki gerçek fayda özet değil, takip. Alınan kararların yazılı hâle gelmesi ve sonraki toplantıda otomatik olarak önünüze gelmesi, çoğu şirkette elle yapılamayan bir disiplin.

Ama bir uyarı: özetleme, kararsız geçen bir toplantıyı kararlı hâle getirmiyor. Toplantı sorunu bir yapı sorunuysa, araç onu çözmüyor. Sadece daha düzgün belgeliyor. Toplantı yazısında bu ayrımı ele aldım.

İş akışı otomasyonu

Tekrar eden, kuralı belli işlerin otomatikleşmesi hızlanıyor. Teklif hazırlama, fatura eşleştirme, veri girişi, standart yanıtlar.

Buradaki ön koşul kritik: otomatikleştirmek için önce sürecin tanımlı olması gerekiyor. Tanımsız bir süreci otomatikleştiremezsiniz; yalnızca karmaşayı hızlandırmış olursunuz.

Bu, yapay zekânın süreç yazma işini gereksiz kılmadığı anlamına geliyor. Tersine, karşılığını artırıyor. Sistem kurmak SOP yazmak değildir yazısında anlattığım üçlü (süreç, yetki, ölçüm) burada da geçerli.

Müşteri operasyonu

Standart soruların yanıtlanması, ilk seviye destek, sipariş takibi gibi alanlarda otomasyon yaygınlaşıyor.

Yönetsel soru şu hâle geliyor: hangi müşteri temasının insan tarafından yapılması gerekiyor? Bu bir maliyet kararı değil, bir konumlandırma kararı. Bazı şirketler için hızlı otomatik yanıt bir avantaj; bazıları için insan teması ürünün kendisi.

İşe alım ve performans

Aday değerlendirme, mülakat notlarının derlenmesi, performans geri bildirimlerinin toparlanması gibi işlerde kullanım artıyor.

Burada dikkat gereken bir alan var: insan hakkında verilen kararlarda otomatik değerlendirmeye fazla yaslanmak hem etik hem hukuki risk taşıyor. Karar insanda kalmalı; araç en fazla hazırlık yapabilir.

Bilgi yönetimi

Şirket içi bilginin aranabilir hâle gelmesi, en az konuşulan ama belki en değerli alan.

Çoğu şirkette bilgi insanların kafasında ve dağınık dosyalarda duruyor. Bu, doğrudan kurucu darboğazının bir bileşeni: bir şeyi yalnızca bir kişi biliyorsa, o iş o kişiye bağlı.

Bilginin ortak alana taşınması ve aranabilir olması, bu bağımlılığı azaltıyor. Ama yine ön koşul aynı: yazılmamış bilgi aranabilir olmuyor.

Orta kademe yönetim

En çok spekülasyon yapılan alan burası. Orta kademenin işi büyük ölçüde bilgi aktarımı, koordinasyon ve raporlamaysa, bu işlerin bir kısmının araçlara kayması bekleniyor.

Ancak orta kademenin diğer işleri (insan geliştirme, çatışma yönetimi, önceliklendirme, karar verme) otomatikleşmiyor. Muhtemel sonuç, orta kademenin ortadan kalkması değil, işinin ağırlık merkezinin değişmesi: daha az raporlama, daha çok yönetim.

Kurucu için ne değişiyor?

İki şey birden oluyor ve ikisi zıt yönde çalışıyor.

Kaldıraç artıyor. Küçük bir ekip, daha önce daha büyük bir ekip gerektiren işleri yapabiliyor. Bu, kurucu için gerçek bir kazanç.

Doğrulama yükü artıyor. Üretilen çıktı arttıkça, neyin doğru olduğunu bilmek daha kritik hâle geliyor. Yanlış ama düzgün görünen bir çıktı, eskisinden daha kolay üretiliyor.

Bu ikisinin dengesi, şirketin ölçüm ve karar yapısının ne kadar sağlam olduğuna bağlı. Ölçümü olan bir şirket, otomatik üretilen çıktıyı gerçekle karşılaştırabilir. Olmayan şirket, hatayı geç fark eder.

Aşırı otomasyonun riskleri

Birkaç somut risk var ve bunlar teknik değil, yönetsel:

Doğrulanmamış çıktıya güvenmek. Düzgün görünen her çıktı doğru değil. Kritik kararların dayandığı verinin insan tarafından doğrulanması gerekiyor.

Kararın araca devredilmesi. Araç öneri üretebilir; sorumluluk hâlâ bir kişide olmalı. Sorumluluğun neden tek bir sahibi olması gerektiğini ayrı bir yazıda ele aldım.

Öğrenmenin durması. Ekip, işi anlamadan çıktı üretmeye başlarsa, kurum bilgisi zamanla erir.

Veri ve gizlilik. Şirket verisinin nereye gittiği, hangi araçlarda işlendiği ve kimin eriştiği yönetilmesi gereken bir konu.

Karmaşıklığın artması. Her yeni araç bir bakım yükü getiriyor. Beş araçla yapılan iş, tek bir düzgün süreçten daha kırılgan olabilir.

Değişmeyen şey

Bütün bunların içinde değişmeyen bir şey var: bir şirketi kurucusundan bağımsız hâle getiren şey araç değil, yapı.

Yapay zekâ süreci hızlandırır ama süreci tanımlamaz. Raporu üretir ama hangi rapora bakılacağını söylemez. Kararı hazırlar ama kararın kime ait olduğunu belirlemez.

Süreç, yetki ve ölçüm hâlâ insan tarafından kuruluyor. Araçlar bu yapının üzerine oturduğunda gerçek kaldıraç üretiyor; yapı yokken eklendiğinde ise mevcut karmaşayı daha hızlı çalıştırıyor.


Pratik bir başlangıç sorusu: şirketinizde tekrar eden ve kuralı belli olan hangi iş, bugün hâlâ elle yapılıyor? O işin süreci yazılı mı? Değilse, otomasyondan önce yapılacak iş belli.

Bir adımı hızlandırmak ile işin kim tarafından yapıldığını değiştirmek ise ayrı iki iş; aradaki farkı AI otomasyonu ile AI operating model arasındaki fark yazısında ayırdım.

Yazılı değilse başlangıç noktası araç seçmek değil, işi tanımlamak: iş süreci nasıl oluşturulur?

Süreç, yetki ve ölçümün şirketinizde nerede durduğunu ölçmek isterseniz, bir şirketin sistemi olup olmadığını 3 soruda yoklayabilirsiniz.

Otomasyonun üzerine oturacağı yapının bugün ne kadar kurulu olduğunu görmek için de bir ölçüm var: Şirket Sistemi Hızlı Kontrolü süreç, yetki ve ölçümü ayrı ayrı puanlıyor.

Haftada bir

Erol’dan Notlar

Girişimcilik, şirket kurma, sistemler, teknoloji ve gerçek iş hayatından öğrendiklerim.

Erol’dan Notlar’a katılarak e-posta iletişimleri almayı kabul edersiniz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz. Satış ve İade Koşulları · Gizlilik Politikası · KVKK Aydınlatma Metni

Devamı