İçeriğe geç
Erol Kabadayı

Bir şirkette karar yetkileri nasıl dağıtılmalı?

Delegasyon, karar yetkisi merkezde kaldığı sürece çalışmaz. Yetki dağıtımı; eşik, yükseltme kuralı ve istisna yönetimi meselesidir.

Erol Kabadayı4 dk okuma

Çoğu şirkette işler dağıtılmıştır, kararlar dağıtılmamıştır.

Sonuç tanıdıktır: herkes bir işten sorumludur ama o işi yaparken karşılaştığı her çatalda yukarı sorar. İş dağıtılmış, karar merkezde kalmıştır.

Karar yetkisi dağıtımı, bir yönetim inceliği değil; şirketin hız sınırını belirleyen yapıdır.

Neden yalnızca "yetki veriyorum" demek yetmez?

"Kendi kararını ver" cümlesi iyi niyetlidir ve neredeyse hiç işe yaramaz.

Sebebi şu: bir kişi karar verirken iki maliyeti karşılaştırır. Yanlış karar vermenin bedeli ve sorup beklemenin bedeli. Yanlış karar vermenin bedeli belirsizken; yani "ne kadar yanlış giderse ne olur" bilinmiyorken; sormak her zaman daha güvenlidir.

Yetki devri bu hesabı değiştirmelidir. Bunun yolu da cesaretlendirmek değil, sınır çizmektir. Sınır belliyse, o sınırın içinde yanlış yapmanın bedeli de bellidir ve kişi kararı alır.

Kararları önce ayırın

Bütün kararlara aynı muameleyi yapmak, yetki dağıtımını imkânsızlaştırır. Pratikte işe yarayan ilk adım, kararları geri dönülebilirliğine göre ayırmaktır.

Geri dönülebilir ve küçük. Bir metnin tonu, bir toplantının zamanı, küçük bir harcama, bir müşteriye verilecek standart yanıt. Bu kararlar hızlı alınmalı ve tamamen ekipte olmalı. Yanlış çıkarsa maliyeti düzeltme süresidir.

Geri dönülebilir ama büyük. Bir kampanyanın bütçesi, bir işe alım, önemli bir tedarikçi değişikliği. Bunlar tanımlı bir yöneticide olmalı, eşikle sınırlanmalı.

Geri dönülemez. Ortaklık, uzun vadeli taahhüt, büyük yatırım, bir pazardan çıkma, kilit yönetici işe alımı. Bunlar kurucuda ya da üst yönetimde kalır ve kalması doğrudur.

Şirketlerin çoğunda enerji yanlış yere harcanır: birinci grup kararlar merkeze gelirken, üçüncü grup kararlar yeterince tartışılmadan alınır.

Aynı ayrım bugün ikinci bir soruya daha cevap veriyor: bu kararların hangisi bir modele bırakılabilir? Ölçüt değişmiyor: geri dönülebilirlik, bir de hatanın ne kadar sürede fark edildiği. Uzun hâli: hangi kararlar yapay zekâya devredilebilir?

Eşikleri sayıyla koyun

"Makul tutarlar" diye bir sınır yoktur. Yetki tanımı sayısal olmalı ki tartışma konusu olmasın.

Pratikte tanımlanması gereken eşikler genellikle şunlar:

Harcama. Kim, tek seferde ne kadar harcama yapabilir? Aylık toplamda ne kadar? Bütçe içinde mi, bütçe dışı mı?

Fiyat ve iskonto. Kim ne oranda indirim verebilir? Ödeme vadesinde ne kadar esneyebilir?

Taahhüt süresi. Kim, müşteriye ne kadar uzun bir teslim tarihi ya da sözleşme süresi taahhüt edebilir?

İşe alım. Kim, hangi seviyeye kadar işe alım kararını verebilir? Maaş aralığı içinde mi, dışında mı?

İstisna. Standart dışı bir talebi kim kabul edebilir?

Bu beş başlık çoğu şirketin günlük kararlarının büyük bölümünü kapsıyor. Bir tabloya dökülmesi birkaç saatlik iş, etkisi aylarca sürüyor.

Yükseltme kuralı

Eşik kadar önemli olan, eşik aşıldığında ne olacağıdır.

İyi bir yükseltme kuralı üç şeyi söyler: kime gidilir, hangi bilgiyle gidilir, ne kadar sürede cevap gelir.

Üçüncüsü genellikle atlanır ve sistemi bozar. Yükseltme mekanizması yavaşsa, ekip iki şeyden birini yapar: ya bekler (şirket yavaşlar), ya da işi eşiğin altında kalacak şekilde küçültür (şirket yanlış iş yapar).

Cevap süresi taahhüdü ("48 saat içinde dönülür" gibi) bu iki bozulmayı da engeller.

İstisna yönetimi

Bir yetki sistemi, istisnalarla test edilir.

İstisnalar iki türlüdür. Gerçekten benzersiz olanlar yukarı çıkar, karar verilir, biter. Bir de tekrar edenler var.

İkinci grup önemlidir: aynı istisna üçüncü kez geldiğinde, o artık bir istisna değildir. Kuralın eksik olduğunun işaretidir. Doğru tepki her seferinde karar vermek değil, kuralı güncellemektir.

Bu yüzden istisnaları not etmek işe yarıyor. Ayda bir bakıldığında, hangi kuralın yenilenmesi gerektiği kendini gösteriyor.

İki uçtan da kaçınmak

Yetki dağıtımının iki başarısız biçimi var ve ikisi de yaygın.

Mikro yönetim. Yetki verilmiş görünür ama kurucu her kararı sonradan gözden geçirir, düzeltir, tersine çevirir. Bu durumda ekip kısa sürede öğrenir: karar aslında hâlâ yukarıda. Kâğıt üzerindeki yetki gerçek değildir.

Kontrolsüz özerklik. "Herkes kendi kararını versin" denir, sınır konmaz, ölçüm kurulmaz. Bir süre iyi gider, sonra birbiriyle çelişen kararlar birikir: farklı müşterilere farklı fiyatlar, birbirini tutmayan taahhütler, bütçesiz harcamalar.

İkisi arasındaki denge tek bir şeyle kurulur: sınırlı yetki artı ölçüm. Sınır özgürlüğü tanımlar, ölçüm ise sonucu görünür kılar. Ölçüm olmadan verilen yetki, kontrolsüz özerkliğe dönüşür.

Ölçüm tarafına ayrıca girdim: Bir CEO haftalık hangi sayılara bakmalı?

Kurucunun kendi kuralına uyması

Sistemin en zor kısmı yazmak değil, uygulamak.

Ekip bir kararı verdi ve siz aynı fikirde değilsiniz. Kararı geri alırsanız o seferlik sonuç düzelir, ama sistem hakkında bir mesaj verilmiş olur: sınır gerçek değil.

Her seferinde geri adım atmak gerçekçi değil. Bazı kararların bedeli buna izin vermez. Ama oran belirleyicidir. Müdahale istisna olmaktan çıkıp alışkanlık hâline geldiyse, yetki tablosu bir kâğıt parçasıdır.

Bu konuyu ayrıca yazdım: Her kararın size gelmesi iyi liderlik değildir.

Bir sayfalık başlangıç

Karmaşık bir yönetişim modeli kurmaya gerek yok. Bir tablo yeterli:

Karar Kim verir Sınır Aşınca
İskonto Satış sorumlusu %15'e kadar Satış müdürü, 48 saat
Harcama Departman yöneticisi Bütçe içinde 50 bin TL Genel müdür
İşe alım Departman yöneticisi Bant içinde, uzman seviyesi Kurucu

Üç satırla başlayın. Ay sonunda hangi kararların hâlâ size geldiğine bakın ve tabloya satır ekleyin.


Karar yetkisi dağıtımı, delegasyonun eksik kalan yarısıdır. İşi devretmenin neden tek başına yetmediğini delegasyon yazısında anlattım; bu yazı da onun devamı sayılır.

Yetki devrinin tamamı, üç parçalı model ve hangi kararların ekipte durabileceği yetki devri sayfasında.

Karar yetkilerinin süreç ve ölçümle birlikte nasıl çalıştığını Governance OS sayfasında anlattım. Aynı yetkilerin rollere ve hesap verebilirliğe nasıl bağlandığı ise organizasyon sistemi sayfasının konusu.

Şirketinizde kararların ne kadarının merkezde olduğunu görmek için Kurucu Bağımlılığı Skoru hızlı bir başlangıç.

Yetki devrini tek başına değil; süreç, karar alanı ve ölçümle birlikte kurmak isterseniz kitap bu çerçeveyi adım adım açıyor. Kurucu Darboğazı'nı inceleyin.

Haftada bir

Erol’dan Notlar

Girişimcilik, şirket kurma, sistemler, teknoloji ve gerçek iş hayatından öğrendiklerim.

Erol’dan Notlar’a katılarak e-posta iletişimleri almayı kabul edersiniz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz. Satış ve İade Koşulları · Gizlilik Politikası · KVKK Aydınlatma Metni

Bağlam

Devamı